Ir77's

Pazar, Temmuz 13, 2008

Işıl Işıl

Bu basit şeyler insan hayatını nasıl etkiler üzerine kısa bır yazı olacak. Odamdaki ampül patladı geçenlerde. Normalde gidip birebir aynı bir ampül ile değiştirirdim, 75W Beyaz. Ama onnun yerine gidip 150W eski usul olanlarda aldım.

Enerji tasarrufu açısından bakarsan kötü bir tercih. Daha kısa ömürlü bir tercih yaptığımda bir gerçek. Yani neresinden baksan akıllı bir değişiklik gibi durmuyor. Ama oda ışıl ışıl oldu. Okumak kolaylaştı, yazmak kolaylaştı. Ayrıca bilmediğim bir sebepten ötürü sarı ışık beni beyaz ışığa göre daha mutlu ediyor.

Her neyse odam şimdi icabında bir Kızılay meydanı havasında ışıl ışıl, pırıl pırıl ve sıcacık. O kadar sıcacık ki yatmak mümkün değil, hava çığrından çıkmış vaziyette yanıyor... (Hava durumunu da araya sıkıştırdım ki siz değerli okuyucularım bu pek kıymetli bilgiden de eksik kalmamış olun.)

Her neyse söyleyeceklerim bu kadar. Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkürler.

Hoşçakalın..

Hamiş: Bu yazıyı yazarken aklıma şu geldi. Arasıra burada kısa kısa ne yaptığımı yayınlamak istiyorum ama bu yazı yazma işi o kadar çok zaman alıyor ki bazen yazmaya vakit bulana kadar ne yazmak istediğimi unutuyorum. Buraya böyle "status update" gibi bir şey eklemek şart oldu artık. Belki Twitter ile falan entegre emin değilim. Bekleyelim ve görelim...

Etiketler: , ,

Salı, Nisan 15, 2008

3 Kişi 1 Nikah

Başlığa bakıp, nikah kavramını yeni bir boyuta taşıdığımı falan sanmayın. Üç kişiden ikisi evlenirken biri (ben!) işin çeşitli ameleliklerini yaptı. Fotoğrafçılık, şahitlik vs.

Bu işin nikah faslıydı tabi, bir de düğün faslı olacak o ayrı. O çok daha kalabalık olacaktır eminim. Ben genç çiftimize mutluluklar dileyip izlenimlerime geçeyim.

Şahitlik beklediğimden kolay bir görev çıktı. İmza atıyorsun bir tane o kadar. Ama başka şeyler var ki daha zor. Mesela nikah öncesi konuşma. Şarap kadehleri havada, diyorlar ki "ee hadi bir şeyler söyle". Tamam da ne söyleyeyim ki. Hazırlık yok bir şey yok. Onu da geç yaşımız kaç başımız kaç ki ben babacan içerikli bir konuşma yapayım. Ben bir anlık boşluklarından yararlanıp kısa bir konuşma yaptım : "şerefe!". Neyse ki onlar da bu mevzuya yeniler, pek garip karşılamadılar artık :p

Bu memleketin evlilik yemini bizimkinden daha uzun ama içerik olarak daha güzel bence. Filmlerdeki gibi "hastalıkta ve sağlıkta ..." diye bir şey. Seremoni odasında dört kişiydik toplam. İkisi evlendi, biri evlendirdi ben de vesair işler yaptım. Sonuncu da hani bana hani bana dedi! Ben nikahı kameraya almak, gerekli yerlerde yüzükleri vermek ve alkışlamak vazifelerini yürüttüm. İsviçre çakısı gibi nikah şahitliği yaptım. Son anda ufak bir saçmaladım ama o da acemilikten. Tam damadın gelini öpmesi gereken yerde (hakkaten film gibi...) ben yanlışlıkla kamera kaydını durdurmuşum (ama salak ile avanak gibi!) :p. P. bu olayı fark edince üzerime ufaktan bir hamle yaptı ama savuşturdum. (Tehlikenin boyunu anlatmak açısından ekstra bilgi veriyorum, kendisinin karate hususunda kıta şampiyonluğu var. Kıyas açısından, ben en son ne zaman spor yaptığımı hatırlamıyorum.)

Evlilikten önce (B.C.) ile evlilikten sonra (A.D.) arasında bir fark yok aslında. Parmağınıza yüzüğü takıyolar o kadar. Dışarıdan görünen bu. Ama o yüzüğü nasıl takıyorlar bilmiyorum, çıkmıyor yerinden bir daha. (E. ile denedik biz bunu hemen nikahtan sonra, yok olmuyor! Nasıl sıkıştırıyorlar onu oraya, pes doğrusu...)

Çok uzatmaya gerek yok aslında. Fotoğraflar facebook'da... Duygu yoğunluğu yüksek ve mutlu bir evlilikti, güzeldi yani... Darısı sizlerin başına artık.

Hoşçakalın.

PS: Siteye email ile üye olan veya yorum yazan herkese teşekkürler.

Etiketler: ,

Pazartesi, Kasım 20, 2006

Rapor Veriyorum...

Uzun zamandır zamanım olmadığı için yazmıyordum ama artık baskılara dayanmakta güçlük çekmeye başladım. Suskunluğumu bozuyorum.

Önce küçük bir duyuru. Blog'u blogger'ın beta servisine taşıdım. Bu özünde benim için daha fazla kullanım kolaylılığı ve kullandığım diğer Google servisleriyle daha fazla entegrasyon demek. Sizin için ise temel de hiç bir değişiklik olmaması gerek. Gerekirdi en azından. Ama öyle olmadı. Yorum sisteminde şu an problem olduğunu biliyorum. Biraz dolambaçlı yollar izlerseniz yorum yazabilirsiniz ama... Tahmin ediyorum 1 aylık bir zaman diliminde çözülecektir bu sorun ama elimden beklemekten başka bir şey gelmiyor onun için özür dilerim. (Bu sorun düzelmiş bile olabilir...)

Artık her yazıya etiket de ekleyebiliyorum. Yakın bir zamanda bu beta işi biraz daha oturduğunda tahmin ediyorum epey kullanışlı bir özellik olacak bu.

Daha daha ne haber?

Bu soruya cevap vermek zorundayım sanırım... Umm, aslında pek bir değişiklik yok beni tanıyanlar için ama illa detay vermem gerekirse. Bugün %65 kakaolu çikolata denedim, güzel oluyormuş. Hatta biraz daha fazlaya da çekinmeden çıkabilirim sanırım. Bence her şey en güzel olsun her şey en gurme olsun :p

Geçen haftaydı sanırım mantı yedim yani yedik. "Ooo çok büyük haber!" diyenleriniz için hatırlatmak isterim Kayseri'ye kuş uçusu mesafem bir kuşun uçamayacağı kadar fazla. Albatros uçabilir belki yada anka kuşu ama emin değilim :). Sağolsun arkadaşlar çağırdı bizleri evlerine, yemek verdi bizlere. Gerçi mantıyı katlama işini bize yaptırdılar ama olsun ;). Bunu bulamayanlar da var. (Olur da yolunuz buralara düşerse A. ve O. tekrar teşekkürler.)

Bu aralar bir ara %6 alkollü pembe Merlot denedim. Gayet güzel oluyor, gazoz gibi. Hatta Freşa gibi. Hoş yani, deneyin tavsiye ederim.

Başka... Temizlik yaptık 2 gün önce. Ev tekrar eve benzedi. Gerçi halının üstünde acil durumlar için sakladığımız stoklarımızı da bu sebeple yok etmek zorunda kaldık... Felaket çamaşır da yıkadım ayrıca. Bir kerede 4 makina dolusu yıkadım, of ki of yani. (Çarşamba günü gelecek olan misafirim V., bunlar biraz da senin için, bil kıymetini lütfen. Gerçi bu kadar temizlikten sonra sana klasik ev hanımı tribi de atabilirim, "evde biraz pis ama kusura bakma, ev hali artık" :D)

3. çeyreğin en çok fark yaratan adamı seçildim bir yerde. Gerçi hala ne olduğumu anlayabilmiş değilim ama bana bir ton şeker, Superman'li uçan balon vs. verdiler teşekkür ettim. Ne olduğumu tam olarak anlasaydım belki daha da açıklayıcı bir şeyler yazardım ama anlamadım pek.

Şükran günü yaklaştı. Haftaya Perşembe günü kendisi. Zaten her zaman Perşembe günü oluyormuş, ben de yeni öğrendim. Okulda organize edilmiş bir yemek olayı var; oraya gidip hindimizi de yiyeceğiz artık. Ne demişler free food baldan tatlıdır. Yani tam öyle olmasa da bir şey demişler işte...

Uzun bir aradan sonra Magic The Gathering oynadım. (Eğer bilgisayar oyununu hatırlayanlar varsa, işte onu.) Bence güzel oyundu, ama para hırsıyla saçma sapan bir hale getirdiler. Genel anlamda zeka oyunu olarak kabul bile görebilirdi. Ayrıca Medieval Total War'da oynadım ama ondan bahsetmek istemiyorum; yine kaybettim...

Bunlar dışında koşturup duruyorum, etraflıca bir tatil hakkaten iyi olacak diyebilirim. (Haftaya tatil de tümden :). Ama ben de bayramda çalışmıştım ona sayarsınız artık. Yok saymazsanız da...canınız sağolsun be!)

Hayat dediğin de her zaman güzel bir şey olamıyor. Arada bir yerde gerçekten beni çok üzen bir haber aldım. Çok yakın bir arkadaşım omuzlarındaki yük biraz daha ağırlaştı. Konuşmayı beceremedim, zaten ne diyeceğimi de bilmiyordum. Yazmayı da beceremedim işte. Kolay gelsin, dostum... Bil ki...(Yanında olamadığım için özür dilerim. Bir kere daha anladım ki her an sevdiklerimizle birlikte ne kadar kıymetli ve uzakta olmak bazen ne kadar zor. )

Daha fazla yazabileceğim rasgele şey var mı bilmiyorum. Hiç sevmediğim halde bir ton detay yazdım. Aslında ben detayları ne yazmayı seviyorum ne de paylaşmayı. Soranlara veriyorum bir özet ama insanlar çok meraklı. Ben de kıramıyorum bu pek sevdiklerimi... :)

Eğer bu yazıda bahsi geçen herhangi bir şey hakkında daha fazla bilgi istiyorsanız lütfen 555 35 77'i arayın (aramayın!), yada eğer teknik zorlukları aşabilirseniz bu yazıya yorum yazın yada herhangi başka bir şey yapın ama eğer şevkimi kırmak istemiyorsanız sonraki yazılar için lütfen bana doğrudan sormayın (Evet, e-mail doğrudan oluyor.). Teşekkürler...

Sütüm yok ama muzum var, dişimi fırçalayıp yatmadan önce bence gayet yeterli bir mutluluk kaynağı. Ben tekrar gerçek hayatıma dönüyorum, şimdilik hoşçakalın.

Sevgilerimle,
Ahmet.

PS: Bu yazıyı izninizle birine ithaf etmek istiyorum. H.'cım, canım istedin yazdım. Umarım hoşuna gider. Yanlış anlamalar oluyor diye yazı yazmak istemiyordum aslında ama baktım hiç yazı yazmasam ondan bile anlam çıkarıyorsun, korktum dedim en iyisi yazmak...

Etiketler: , , , ,