Ir77's

Pazartesi, Ağustos 11, 2008

Bir Delinin Alışveriş Güncesi

Bu aralar meşgulum hatta çok meşgulum o kadar meşgulum ki Pazar sabahı 8:25'de kalkıyorum. Ne yapıyorum, alışveriş yapıyorum. Kime kime? Sana bana. Pazar sabahı erken kalkmam kıyamat alameti sayılmazsa bile alışveriş yapmam sayılabilir.

Ben bir aksilik olmazsa alışveriş falan yapmam. Tehdit ve zorlama altında değilsem tabii ama onlar da bir çeşit aksilik olarak düşünülebilir. Hem yoruluyorum hem de kararsız bir insanım zorlanıyorum. Sık sık alışveriş yapmadığımdan yada hiç hiç alışveriş yaptığımdan dolayı bende bir fiyat nosyonu da oluşmamış oluyor. İnsanlar alışveriş yaparkan ürünlerin fiyatlarını kıyaslarlar. Normal bir insan A marka gömlek ile B marka gömleği fiyatını karşılaştırır. Bu benim için mümkün değil. Çünkü A marka gömleğin fiyat etiketi büyük olasılık son bir sene içinde gördüğüm ilk etiket. Bu şartlar altında ben gömleği bildiğim şeylerle kıyaslıyorum. Örneğin fiyatını çat diye düşünmeden bildiğim şeyler arasında bilimum elektronik eşya, balon ve nazar boncuğu var. Bu listeyi daha pek çok lüzümsuz şey ile genişletebilirim. Sonuç olarak ben karar verme aşamasında bir kilo gömlek mi daha ağır yoksa bir kilo balon mu gibi sorular soruyorum kendi kendime bu da satıcıların garibine gidiyor.

Ben denemeyi de sevmem. Bildiğim şeyleri severim ben. Örneğin öğlen yemeğinde yeni bir şey denemek istemem. Yemek yemek sevdiğim bir şey ve sadece bir hakkım varsa niye yeni bir şey deneyeyim ki? Bu soruya bir cevabım olmadığından bildiğim şeyleri yer mutlu olurum. Bana birisi bir hediye falan aldığında da uzun bir süre kullanmam onu, öyle beklerim. Yeni şeyleri açmayı sevmem. Parçayı yemem, bütünü bölmem. Doğal olarak henüz benim olmayan bir şeyi almadan önce denemem. Denemediğim için üzerime olup olmayacağını bilemem. Üzerime olup olmayacağını bilmedğim bir şeyi de almam. Bana tamamen mantıklı gelen bu zinciri de anlayabilen bir satış elemanı olduğunu zannetmiyorum.

Alışveriş ile ilgili bir başka problem ise yorucu olması. Yürüyüp duruyorsun... Aç, susuz öyle dolan dur. O kadar sıkıcı ve yorucu bir işki insan yoruluyor, çok yoruluyor. Mesela ben o kadar yoruldum ki akşam üzeri geldim 4 saat uyudum. Buna normal insanlar sızıp kalmak diyorlar. Kendimi azıcık biliyorsam çok yorulmuş olmam lazım. Yoksa ben akşamları uyumayı da sevmem. Onun yerine bilgisayar ekranına bakarım böyle boş boş bakarım bir de arada bir böyle yazılar yazarım.

Hoşçakalın..

PS: Tehlikenin farkında olmayanlar için :) NYT’ten Türkiye'ye kredi kartı uyarısı (Hürriyet)

Etiketler: ,

Çarşamba, Temmuz 23, 2008

Ne Dinliyorum? Yuki - Home Sweet Home

Felaket tesadüfen denk geldim buna. Şarkının sözleri hakkında da tek fikrim yok ama hoşuma gitti, saygılarımla sunuyorum.



Bu video hoşuna gitmeyenler için, ufak tefek bir ne var ne yok geçerek kendimi affettireyim.

Öncelikle hava çok soğudu. Geçenlerde buralar iyice sıcakladı, harman vakti de geldi zaten içerikli yazı yazdık nazar ettik galiba. Temmuz ortasında resmen üşüyorum. Güney yarım kürede olmadığıma göre Temmuz ortasında üşümem normal olmasa gerek.

Güney kelimesi bir anda ben de tatili çağrıştırdı. Dramatik gerçek ile tam bu anda yüzleştim. Ben hariç ailemin bütün fertleri tatildeydi. Kaçınılmaz olarak ben nerede neyi yanlış yaptım sorusu bir gündeme geldi tabi. Ama ben pek salladım(!) :p

Sonra, arada bir yerde Batman'ın devam filmini izledim (The Dark Knight). Fazla söze gerek yok uzun zamandır izlediğim en iyi film. Herkese tavsiye ederim.

Son olarak, size bir matematik sorusu sorayım. Son yarım saattir de bunun üzerine kafa yoruyorum. Şimdi biraz teknik olacak ama kusura bakmayın. 5Gb boşluk olan bilgisayarıma 1Gb yer isteyen bir program kurdum, şu anda bilgisayarımda 6Gb boşluk var. Özetle 5-1=6 etti de nasıl etti? Bunu yapan Windows okuyana en içten selamlarını iletir...

Hoşçakalın..

Etiketler: , , , , , ,

Salı, Temmuz 15, 2008

Honeyroot - Where I Belong



Youtube'u herhangi bir sebepten açamıyorsanız, songza'yı deneyebilirsiniz. Siteleri dandik olduğundan direk bağlantı veremiyorum ama "honeyroot where I belong" diye aratırsanız bulabilirsiniz.

Etiketler: , , ,

Pazar, Temmuz 13, 2008

Işıl Işıl

Bu basit şeyler insan hayatını nasıl etkiler üzerine kısa bır yazı olacak. Odamdaki ampül patladı geçenlerde. Normalde gidip birebir aynı bir ampül ile değiştirirdim, 75W Beyaz. Ama onnun yerine gidip 150W eski usul olanlarda aldım.

Enerji tasarrufu açısından bakarsan kötü bir tercih. Daha kısa ömürlü bir tercih yaptığımda bir gerçek. Yani neresinden baksan akıllı bir değişiklik gibi durmuyor. Ama oda ışıl ışıl oldu. Okumak kolaylaştı, yazmak kolaylaştı. Ayrıca bilmediğim bir sebepten ötürü sarı ışık beni beyaz ışığa göre daha mutlu ediyor.

Her neyse odam şimdi icabında bir Kızılay meydanı havasında ışıl ışıl, pırıl pırıl ve sıcacık. O kadar sıcacık ki yatmak mümkün değil, hava çığrından çıkmış vaziyette yanıyor... (Hava durumunu da araya sıkıştırdım ki siz değerli okuyucularım bu pek kıymetli bilgiden de eksik kalmamış olun.)

Her neyse söyleyeceklerim bu kadar. Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkürler.

Hoşçakalın..

Hamiş: Bu yazıyı yazarken aklıma şu geldi. Arasıra burada kısa kısa ne yaptığımı yayınlamak istiyorum ama bu yazı yazma işi o kadar çok zaman alıyor ki bazen yazmaya vakit bulana kadar ne yazmak istediğimi unutuyorum. Buraya böyle "status update" gibi bir şey eklemek şart oldu artık. Belki Twitter ile falan entegre emin değilim. Bekleyelim ve görelim...

Etiketler: , ,

Cuma, Temmuz 04, 2008

MSN - Ne Dinliyorum?

Düzenli bir kaç okuyucuma not: Bu yazının sizin ilginizi çekeceğini hiç sanmıyorum tavsiyem bu yazı hiç yokmuş gibi davranmanız! Söz ben size güzel bir şeyler yazacağım yakında.

Geçenlerde aklıma esti, MSN Messenger'ın "Ne Dinliyorum?" kısmına istediğim bir şeyi yazmak istedim beceremedim. Ben de bu işe yarayan bir program yazdım. Anlaşıldığı üzere üç aşağı beş yukarı tamamen lüzumsuz bir şey ama bazen eğlenceli olabiliyor. Bilgi paylaşıldıkça büyür hesabı (yalan, egomu tatmin ediyorum!) burada paylaşıyorum. Buyrun deneyin.

Önemli Not: Internetten indirdiğiniz her dosya, özellikle bilmediğiniz bir kaynaktan aldıklarınız yüksek risk taşır. Eğer ne yaptığınızı bilmiyorsanız, kaybetmekten korktuğunuz önemli verileriniz varsa bilmediğiniz hiçbir şeyi indirip kullanmayın. Ayrıca bu programın çalışacağına, çalışsa bile düzgün çalışacağına, size, bilgisayarınıza, verilerinize veya herhangi bir şeye zarar vermeyeceğine kimse garanti vermiyor. Özetle bu programı kullanmaktan ötürü bir zarara uğrarsanız kendinizden başka kimseyi sorumlu tutamazsınız. Şu an size en iyi tavsiyem bu programı denememeniz. Benim kendi sözlerimle edebi metin tarzında yazdığım bu lisansı anlıyor, kabul ediyor ve bu riski almak istiyorsanız buyrun deneyin:




Bu tutarsa, youtube'da ne dinliyorum özelliği ekleyeceğim buna. Yani aklıma eserse tabi. Bence bendeki bu gereksizlik seviyesiyle o da kesin eser bir ara.

Hoşçakalın..

Listening to TeTeTeTeTell me! by Küçük Emrah.

Etiketler: , ,